Akıllı telefon vs yapay zeka

Akıl ve zeka tıpkı etle tırnak gibi yapışıktır, birbirlerinden ayrılmaz.
Sınırlı‑sonlu olan akıl, belli bir yaşa kadar erişir ve olgunlaşır, ertesinde uslanır.
Bu süreçte zeka, tırnak gibi sürekli‑kesintili olarak kesilir.
Akıl ve zeka beraberce sürdürülebilir‑yenilenebilir bir şekilde yollarına devam ederler.

‘‘Kırk yaş, aklın tam olarak yerleşmesi, gücün ortaya çıkması ve doğanın zayıflamaya başlama yaşıdır.
Sonra insan, ömrün kalan kısmında aklın hükmüyle yürümeye devam eder.
Böylece insanın aklı çoğalırken doğası eksilir.’ İbnü’l Arabi

Adem'in Yaratılışı
Adem’in Yaratılışı, Michelangelo

Yapay‑akıl ve zeki‑telefon kavramlarının günümüzde karşılığı yoktur.
Telefonu akıllı, yapay zekayı zeki yapan, aklın telefona dokunuyor, zekanın ise değiyor olmasıdır.
Kendinize dokunduğunuzda aynadaki kendinize değemez, aynaya değdiğinizde ise kendinize dokunamazsınız.
Telefona elin dışardan dokunması onu akıllı, içerde olan yazılım ve donanımın değmesi ise zeki yapar.

Dijital vs Analog
Sayısal vs Analog

akıl vs zeka

  • Öğrenme zekanın konusuyken bilme aklın konusudur.
  • Zekanın sınırlarını öğrendikleri, aklın sınırlarını ise bildikleri belirler.
    Bundan dolayı zekiler kendilerini sürekli öğrenmekten geri alamaz.
  • Sokma akıl yedi adım gider atasözü, öğrenmeden bir şeyi bilmenin süreksizliğine misal verir.
  • Akıl zeki olup olmadığını bilir, zeka akıllı olup olmadığını öğrenir.
  • Zeka aklın, öğrenme bilmenin önüne geçtiğinde, o yönden insan kendini kaçırmış, konuyla arasını açmış olur.
  • Zeka geri dönüp dönemeyeceğini düşünmeksizin düşünce deryasında engine açılır.
    Akıl nerede duracağını bilir, geri dönemeyeceği açıklığa açılmaz.
  • Akıl başa gelir veya baştan gider, fakat zeka gelip gitmez.
  • Ruh ve akıl hastalığın konusuyken zeka hastalığından bahsedemeyiz.
  • Zeka bir ateş gibi parlar, böylelikle fevri davranır.
    Buna karşılık akıl ona ayak bağı olup sakinleştirmeye çalışır.

zeka
~ Ar ḏakāˀ ذكاء
1. keskin olma, keskin kokma, ateş harlanma,
2. keskin koku,

3. (mec.) zihin pırıltısı, keskin kavrama yeteneği
< Ar ḏakā ذَكَا

1. keskin idi, parladı, (ateş) harlandı

akıl
~ Ar ˁaḳl عقل
1. kontrollü düşünme yeteneği, sağduyu, itidal
< Ar ˁaḳala عقل
1. dizginledi, gem vurdu
2. akıl süzgecinden geçirdi, akıl yürüttü
Aynı kökten Ar ˁiḳāl, ˁuḳla(t) “bukağı, hayvanlara vurulan ayak bağı”.
Akıl, frenleyici ve dizginleyici bir şey olarak düşünülmüştür.
Aynı Sami kökünden İbr ˁāḳal ve ˁāgal “burmak, kıvırmak, halka yapmak”.

bilgideki bilgisizlik

bilgi bilgisizlikten perdeler
Bilgi, bilgisizlikten perdeler.

Öğrenmekten bilmeye geçişi, anlamın anlaşılması ve kavramın kavranması sağlar.
Bunun için öğrenmeyle bilme arasında ara verilmeli, akıllı uslu durulup düşünülmelidir.
Bilmeyle sonuçlanan her öğrenmenin, gerçekleşeceği zamanı ve mekanını belirleyen bir vakti bulunur.
Öğrenme sürecinin hızının az veya fazla olmasıyla bu vakit yakalanamadığında geçiş sağlanamaz, öğrenmeden bilmeye geçilemez.
Tam öğrenmenin gerçekleşemediği bu çabalardan kazanılan şey kaybın kendisi, öğrenilen şey bilgideki bilgisizlik olmaktadır.

zarf ki mazruf

Tümden-gelim vs Tüme-varım
Tümden-gelim vs Tüme-varım

Kültürel ve bireysel öğrenmeden bilmeye geçiş tarzlarını sembolize edersek:
N‑tipi tarz aşağıdan‑yukarıya ve soldan‑sağa tüme‑varım,
Z‑tipi tarz soldan‑sağa ve yukarıdan‑aşağıya tümden‑gelim sıra izler.
Her ikisi birleştirildiğinde zarf‑ki‑mazruf tarzı oluşur.
Öncelikli olan herkesin kendi öğrenme tarzının farkında olmasıdır.
Bilmeye geçemeyen fasid O‑tipi kısır öğrenme döngüsü öğrenilmiş cehalete yol açar.
Sonuç vermeyen, bilmeyle sonuçlanmayan, yarım yamalak öğrenme çabaları öğrenilmiş‑cehalet ile sonuçlanır.

öğrenme, bilme, anlayış

Çağımızın temel sorununa çözüm:
1. Bilgideki bilgisizliği öğrenmeyi hemen bırakmak,
2. Bir an önce bilmeye başlamak,
3. Böylelikle anlayışı ve kavrayışı artırmak olacaktır.

Öğrenmeyi bırak, bilmeye başla, anlayışını artır.
Öğrenmeyi bırak, bilmeye başla, anlayışını artır.

Yorum yapın