Tasavvuf

  • Farkındalığın 13 Farkı (dokuz)
    PDF (statik, animasyonsuz) E-PUB (dinamik, animasyonları görebilirsiniz)
  • sır-A-sır
    Kendi cevherini keşfedemeyenler,Başkalarının arazlarıyla meşgul olur. Epistemoloji ve Ontoloji Sır, bilgi, inanç ve mucizenin dördüncüsüdür. İlim maluma tabidir bakış açısıyla oluşturulan bilinen/bilinmeyen ve görünen/görünmeyen kartezyeni, merkezinde hem kabiliyet hem de izafiyet anlamıyla görebilme’yi bulundurur. Bu kartezyende bilinen ve görünen bilgi, bilinen ve görünmeyen inanç, bilinmeyen ve görünen mucize, bilinmeyen ve görünmeyen ise sır olur. Tersten … Devamını oku…
  • şimdi-burada
    hazretin huzurunda hazır Hazret, yakında ve yanında olmak, önünde bulunmak;Huzur, bilinçli ve farkında rahat bulmak;Hazır, şimdi ve burada olmak. arayan’lar bulamaz, bulanlar ara-yan’lar Hazretin huzurunda hazır ve nazır olunduğunda bulunanlar arandığı için arananlar bulunur,veya tersten perspektifle söylersek arananlar bulunduğu için bulunanlar aranır. an ile yaşarız Arayanların bulamayıp bulanların ara-yan olduğu bakar-kör’ler diyarında an ile yaşayanlar … Devamını oku…
  • 5 Kandil Gecesi
    Ülkemizde kandil geceleri diye bilinen geceler takvim sıralamasına göre:Rebiulevvel ayının 12. gecesi Mevlid, Recep ayının ilk cuma gecesi Regâip, yine Recep ayının 27. gecesi Mirac, Şaban ayının 15. gecesi Berat ve Ramazan ayının 27. gecesi olan Kadir gecesidir. Bu geceler Osmanlılar döneminde II. Selim (1566-1574) zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için “Kandil” olarak … Devamını oku…
  • Dert ve Derman
    Her şeye canını sıkma ey gönül,Sanma ki bu dert sadece sende var,Sendeki bu derdi nimet sayanlar da var.Ne bu dertler kalıcı, ne de bu ömür. MEVLANA Ey derde derman isteyen,Yetmez mi dert derman sana. Derman arardım derdime,Derdim bana derman imiş. NİYAZİ MISRİ Kişinin derdine bakılır davasını anlamak için,davasına bakılır manasını anlamak için.Derdi olmayanın davası, davası … Devamını oku…
  • Hayret, bölünen zahire ve bölünmeyen batına
    Hayret sahibi dairesel yolda yürür.Dairesel yolda yürüyüş,bir merkezin çevresindedir ve ondan ayrılmaz.Doğrusal yolda giden ise sapar,yöneldiği şeyin dışına çıkar;tahayyül ettiği şeyi arar,gayesi hayaline ulaşmaktır. İBN ARABİ Bir kimse kiHem içte görür, hem dıştaBir başka görür, çılgınlardan başkaBambaşka o göz, nasıl görür ?Bak, iyi bakKimdir O gören ?Gözden sıyrılmış da MEVLANA
  • Masa ve Bardak
    Anlamak ve anlaşılmak olmasaydı, bilmenin iktidarı tek ceberrut olurdu. İBN ARABİ Masaya oturduğu gibi kalkanlarDolu Bardak / Dolu BardakDolu Bardak / Boş BardakBoş Bardak / Dolu BardakBoş Dardak / Boş Bardak Masadan aynıyla-farklı & farkıyla-aynı kalkanlarYarı Dolu / Yarı Dolu Suyun rengi, kabın rengidir.Suyun rengiyle kabın rengini karıştırmamak gerekir.Hayvanların alacası dışında, insanların alacası içindedir. Edeble … Devamını oku…
  • Fark ve Tekrar
    kendi – ara·yan – kendiKendi içinde farklı olanınKendisi için tekrar etmesi tekrarAynıyla farklı ve Farkıyla aynı olan benzemeHer bir benzer aslına benzer,Hiçbir benzer birbirine benzemez. itme ve çekme ile tutmaAynılık olumsuzlar, iter (gelecek);Farklılık olumlar, çeker (geçmiş);Tekrar tutar (şimdi).
  • Gözden Sıyrılma Hayret-i
    Aynada aynaya yansıyandan başkası yok. Arif, kendisini ayna olmaksızın kendisi nedeniyle bilen kimsedir. Bir şeyin kendisini kendisi vasıtasıyla görmesi, ayna gibi başka bir şeyde görmesine benzemez. Hakkın zatı kulun zatı değildir. O, sadece suretin tecelli etmesi için benzerin hakikatidir. Binaenaleyh kulun yapabileceği nihai şey, aynada gördüğü kendi nefsini övmektir. Çünkü yaratılmışın kadimi taşıması mümkün değildir. … Devamını oku…
  • Sessizliğin örtüsüne bürünen
    Ne gemiyi sor ne denizi.Sadece gel yanıma ve bu şaşkınlık veren harikuladeliğe tanık ol.Uzun yıllardır gemimi kuru toz toprağın üzerinde götürüyorum ben.Gemi, gece ve hüzün.Ve yaradanın izni ve zerafeti ile ,Sevgi deryasına açtım yelkenlerimi. Mevlana NeʔYolculuk. Yola çıkmayla gidilecek değil de yola koyulmayla gelinecek;Sahibiyet ve aidiyetin birbirlerini tamamlayıp tanımladığı;Verilecek teslimiyet ödülü. KimʔYolcu. Duran, durulan, arınan;Duruşu … Devamını oku…
  • Cevher ve Araz
    İnşaüd-Devair adlı eserindeki Cevher ve araz şeması ile ilgili İbn Arabi’nin diğer eserlerinden seçmeler: 1. Varlığın başlangıcı yoktur, bekasının sona ermesi mümkün değildir. O sırf varlıktır, sınırlanmaz. Kendi kendine vardır. Mekanlı bir cevher değildir ki O’nun adına bir mekan takdir edilebilsin; araz değildir ki bekası imkansız olsun; cisim değildir ki hakkında cihet ve yönde bulunmak … Devamını oku…
  • Tedbir ve Takdir ile Temkin
    Arzu nedir ? Nefsin arzusu sevapla,Kalbin arzusu hakikat ile,Sırrın arzusu ise ise Hak ile ilgilidirki bu temkin makamıdır. İbn Arabi TEDBİR Sözlükte “düşünmek, işin sonunu düşünerek gereği gibi davranmak, iyi yönetmek” anlamındaki tedbîr fıkıhta bir kimsenin kendi ölümüne bağlı olarak kölesini/câriyesini âzat etmesini ifade eder. Kelimenin sözlük ve terim anlamları arasındaki ilişki daha çok işlemin … Devamını oku…
  • Şuur
    İlme’l YakinSözlükte “bir şeyi gerçek haliyle idrak etmek” anlamına gelen ilim ile “gerçeğe uygun kesin hüküm, inanç veya bilgi” mânasındaki yakīn kelimelerinden meydana gelen terkip, “kesin olan aklî ve naklî delillerin ifade ettiği bilgi” diye tanımlanabilir. Ayne’l Yakin“Müşahede etmek” mânasındaki ayn ile “gerçeğe uygun bilgi” anlamındaki yakīn kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen ayne’l-yakīn, İslâm düşünce tarihinde, … Devamını oku…
  • Anlamayan kişi anlamaz
    Bilgideki bilgisizliği öğrenmeHak edilmeyen bilmeye nispetle yapılan deneyimin edinimi Hak-edişHaklı veya haksız olmaktan vazgeçip Hak ile olmak. Eğer oluş / oluşum öne çıkmasaydı, hakiki zat (el-ayn) tüm çıplaklığıyla zuhur ederdi. İsimler olmasaydı,sadece isimlerin sahibi belirgin hale gelirdi. Sevgi olmasaydı,kavuşum / kabz daimi olur, [varlık hiç zuhura gelmezdi]. Kavuşumun hazzı / nasibi olmasaydı, sadece mertebeler egemen … Devamını oku…
  • Fiili Sıfatlar
    İsimler varlık alanına çıktıklarında eylem eyleyerek fiili sıfatlar ile sıfatlanırlar. 1. Öznel Göz2. Fail El3. Eril Musluk4. Aktif Su5. Pasif Bardak ÖznesneÖzneye karşı nesne ve nesneye karşı özne konumunda olan MünfailFaile karşı meful, mefule karşı fail olan HünsaErile karşı dişil ve dişile karşı eril konumunda olan AvareAktife karşı pasif, pasife karşı aktif olan
  • ilm-i kaf
    Bir şeyin aynı o şey değildir;Bilmek onun aynı misli , muhalifi ve zıddını bilmekle olur. Eşya sebep ve sonuçları ile birlikte yaratılmıştır;Kendi başına bırakılmamıştır. Sebep ve sonucun taşıyıcısı o şeyin mekanı;Etki ve tepkinin ise o şeyin zamanıdır. Kün-fe-yekün’deki fa takip fa’sı;Kevn-ve-fesad’daki vav, geciktiren illet vavıdır. Mekanın ontololojik varlık nedeni öteleme,Zamanın epsitemolojik bilinme nedeni ertelemedir.
  • Pandemik Tepkiler
    Pandemik tepkiler, tedbir ve takdir konusunu tekrar gündeme getirdi. Avamın sorusu bir, cevabı çifttir:Tedbir mi, takdir mi? Havasın sorusu iki, cevabı ise tektir:Tedbir mi, temkin mi?Takdir mi, temkin mi? TEDBİR (SAHİBİYET) ~ Ar tadbīr تدبير [#dbr tafˁīl II msd.] (bir işin) arkasını düşünme, planlama, tasarlama < Ar dabbara دَبَّرَ [II f.] arkasını düşündü, tedbir aldı < Ar dubr … Devamını oku…
  • vakta ki
    Algı ok gibi gözden fırlar.Göz yayı gerilir, görgü oku çekilir.Gerilip çekilen düşünce gerçekleşir.Neye nasıl bakarsan, onu öyle görürsün. Serap, suyu arayanın gözündedir.Sadece gözün görüşünde sudur.Aradığın su düştüğün kuyudadır. Düş aynaya benzer.Ne göreceğinizi karşısına nasıl geçtiğiniz gösterir.Aynaya küskünsen tersler, değilsen terslemez.Aslolan masivadan arınıp aynaya kendini göstermektir. Hayal pazarı dışarda kurulur.Hak etmediği şeye nispet edilirse alış veriş … Devamını oku…
  • Arayan’lar bulamaz, bulanlar ara-yan’lar.
    İlim maluma tabidir ilkesiyle bilinmek ve bulunmak istemeye vurgu yapan bu deyiş,cümlenin her iki bölümü de aynı özne/nesne ve fail/meful bakış açısıyla okunduğunda paradoksal bir ifade olarak görülür.İfadedeki paradoksallık paradigma değişikliği ile aşılır. Öznel-fail arayan’ın nesnel-meful aranan’ı olarakARAYANLAR (eril arama yoluna çıkanlar) BULAMAZ. Nesnel-fail bulunan’ın öznel-meful bulan’ı olarakBULANLAR (dişil arama yoluna koyulanlar) ARAYANLARDIR. Arama ve … Devamını oku…
  • Gerçek düşünce
    Attığın zaman da sen atmadın,fakat Allah attı. Enfal 8:17 Hakikatleri bulundukları halde müşahede etmek Şeytan sana sağ yönden gelirse (sağ yön güç anlamına geldiği için) ona karşı güçlü olur ve kendisini uzaklaştırırsın. Çünkü şeytan güçle nitelenmiş bu yönden sana geldiğinde, hiç kuşkusuz sana imanını ve kesin inancını zayıflatmak, kanıt ve keşiflerinde sana kuşkular bulaştırmak için … Devamını oku…
  • Nispeten İzafet Refakati
    Allah Teala şöyle buyurur: ‘Her nerede bulunursanız, O sizinle beraberdir.’ Hadid 57:4 Beraberlik eşlik etmektir. Hakkın diliyle Haktan aktaran ve ‘şedidü’l kuva (çok güçlü)’ olduğu için arzusunda konuşmadığı belirtilen Hz. Peygamber şöyle der: ‘Allah’ım! Sen yolculukta eşlik edensin (sahib, arkadaş).’ Böyle diyerek Hz. Peygamber yolculuğunda Allah’ı refakatçi ve eşlik eden kabul etmiştir. Yolculuk anlamındaki sefer, … Devamını oku…
  • Her ne varsa içerde
    Ey sır yolunu arayan,Onun peşinde olan,Geri dön,Bütün sır senin içinde çünkü. İbnü’l Arabi Gitti kesret, geldi vahdet, oldu halvet dost ile,Hep Hak oldu cümle alem çarşı pazar kalmadı. Niyazi Mısri Doğuştan gelen pek çok armağan var,Doğduğun günden beri hiç açılmamış,Çok sayıda armağan sanatkarane yapılmış,Sana tanrının ihsan ettiği,Sevgili bıkmadan tekrarlar,Varım yoğum hepsi senindir,Doğuştan gelen pek çok … Devamını oku…
  • Dairesel Seyr-ü Sefer
    Bu yolculuklar motosiklet ile yaptığım ve asl-olan-yol tarzı seyirler.Doğrusal değil de dairesel bir yol tutuş tarzıyla yapıldı.Doğrusal tarzla dairesel tarz arasındaki farkneyi anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştığımızla ilgilidir. Doğrusal tarzda gittiğimiz yoldan geri döneriz,derdimiz gittiğimiz yeri görmek, gezmek ve anlamaya çalışmaktır.Dairesel tarzda ise farklı olarak geldiğimiz yeri, kendimizi anlamaya çalışırız. Dairenin merkezi dönüp dönüşerek geri geldiğimiz … Devamını oku…
  • Haklı veya haksız olmaktan vazgeçip Hak ile olmak
    Allah yarattığı her şey için bir zıt, misil ve hilaf yaratmış;Muvafakatı hilafa, münafereti zıdda ve münasebeti misle yerleştirmiştir. İbn Arabi
  • Pandemik Kavramlar üzerinden ABD Protestoları
  • Unutma ve Hatırlama
    Zaman tersinmez ve yönlü olduğundan gerek gelecek, gerekse geçmiş şimdiye gelir. Tıpkı köprünün her iki yakasının, köprüye gelmesi gibi. Mekan geçmişten, zaman gelecekten gelerek şimdiki vakitte buluşurlar. Unutma geçmişe, hatırlama geleceğe ait olduğundan her ikisinin de sahibi şimdidir. Hafifliğin ağırlıktan kaynaklandığı gibi hatırlama da unutmadan kaynaklanır.
  • İzin Düşü
  • Quantum Dolanıklık
    Dolanıklık kuantum mekaniğine özgü bir olgudur. Kuantum fiziğine göre iki benzer parçacık birbiri ile eşzamanlılığa sahiptir. Bu parçacıklar ayrı yerlerde birbirlerinden çok uzakta olsalar dahi birbirlerini aynı şekilde etkilerler. Daha basit bir anlatımla ikiz kardeşlerin ayrı yerlerde olduğu varsayalım. Bir kardeşin sağ elini kaldırması diğer ülkedeki kardeşinde sağ elini kaldırması anlamına gelir. Eldeki kuantum sistemi … Devamını oku…
  • şaşı çırak
    Bir zamanlar bir yerde iyi bir usta vardı,Yanında bir de çırak, gözleri biraz şaşı. Şaşılık bir özürdür, ne bir suç, ne de kusur,Noksanını bilmemek, işte kabahat budur. Usta bir gün çırağa, dedi “içeriye gir,Orda bir şişe vardı, al onu bana getir”. Çırak içeri gitti ve sesi geldi derin:“Burda iki şişe var, hangisini istersin ?” Usta … Devamını oku…
  • İtibar Edilmez Şeyler Risalesi —İbn Arabi
    BismillahirrahmanirrahimAlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.Salat ve selam efendimiz Muhammed’inve bütün ehlibeytinin üzerine olsun. Vecd halinden hasıl olan vecde itibar edilmez.Bunun gibi bir vecdden kaynaklanan vecde itibar edilmez. İki ve daha yukarı sayıda hatıra gelen şeylere itibar edilmez. Tedbir edici ruhun zatı suretindeki tecelliye itibar edilmez. Beklentisi içinde olunan öncüye itibar edilmez. Kendi nefsinde başkalarına karşısenin … Devamını oku…
  • Marifet
    Hakk’ı Hak vasıtasıyla bilmek Çünkü Arafat’tayken marifet, tek bir meful alırken bilgi iki meful alır. Müzdelife’ye -ki orası cem’ mertebesidir- gitmek için Arafat’tan ayrıldığında, bu müşahede sahibi için ‘iki alemde’ başka bir bilgi gerçekleşir. Bu bilginin bilineni Allah’tır. Daha önce Arafat’ta bilinen ise Rab idi. Bugün senin için meydana gelen bu ilk meful (sonuç, konu) … Devamını oku…
  • Edep
    Emre uymak edeptir. Edeb kelimesi me’debe kelimesinden türetilmiştir. Bu ise, yemek üzere toplanmak demektir. Emir davet,Amel icabet,İlim ziyafet,İrfan afiyet;Edep ise bu merasimin birlikteliğidir. Edebin hükmü ve etkisi emir ve amel gibi iki ucu biraraya getirdiği içindir.  Emir — Edep — Amel Emri direkt ve dolayımsız olarak yerine getiremeyeceğimiz için taşıyıcı bir üçüncü olan edebe ihtiyacımız … Devamını oku…
  • Berzah, vasat, tasvir, örtü
    berzah İki durumu ayıran ve hiçbir zaman uç olmayan bir şeydir.Örnek olarak, gölge ve güneşi ayıran çizgiyi verebiliriz.Başka bir örnek olarak şu ayeti zikredebiliriz:“İki deniz birbirine akmıştır.Aralarında bir berzah vardır, kavuşmazlar.” er-Rahman 55/19-20 ‘Kavuşmazlar’, biri diğerine katışmaz demektir.Duyu onları ayırt etmeyi başaramasa bile,akıl o ikisinin arasında onları ayıran bir engelleyici bulunduğuna hükmeder.İşte bu akledilir engelleyici … Devamını oku…
  • Asr
    İdraki idrakten acizlik idraktir. O zaman, bilgi nedir? diye sorulursa şöyle cevap ver.: Bilgi, algılanan şeyin kendiliğinde bulunduğu hale göre algılanmasıdır. Bu tanım, o şeyin algılanması imkansız değilse böyledir. Algılanması imkansız olanı bilmek ise onu idrak edememeyi bilmek demektir. Nitekim Hz. Ebu Bekir, idraki idrakten acizlik idraktir, demiştir. Böylece Hz. Ebu Bekir Allah’ı bilmeyi, O’nun … Devamını oku…
  • kendi—kendi ile başbaşa
    İnsanın kendini anlayışı/arayışı, kendi—kendi ile başbaşa kalması üç tip başlangıca sahiptir: Dogma, paradoks ve paradigma. Hiçbir şey kendine atıfta bulunamayacağı için ilk iki alternatif bir sonuç vermeyecektir. Ancak üçlü tertiple paradigma değişikliği bu yolculuğu sonuca ulaştıracak imkana sahiptir. kendi kendi:1/2—1/2 ara·yan: —1— kendi ara·yan kendi: 1/2—1—1/2
  • Vahdet-i Vücud
    Vahdet-i vücud kavramı Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin kendisi tarafından kullanılmamıştır. Daha sonra yolunu takip edenlerce benimsenmiştir. Türkçeye çevirisi olan varlığın‑birliği kavramı, mevcudun birliği olarak yanlış anlamaya yol açmaktadır. Var ve varlık kelimeleri arasındaki ilişki söz ve sözlük kelimeleri arasındaki ilişki gibidir. Var olan söz olduğunda varlık sözlük, eşyanın isimleri sözlükte yer alan sözler olur. “Ve Adem’e … Devamını oku…
  • kendi-ara.yan-kendi
  • Son Üçte Birinde Gecenin
  • Arayan
  • Farkarar
  • Yol
  • Evvel’e Doğru
  • Köşeden Uca